Lande-da-den
11 Şubat 2013 Pazartesi
Bizim gibilere göre değildi aşk. Bizim gibiler haketmedi hiç içi gıdıklayan iltifatları. Doğuştan olgun olmak mantıklı düşünmekle yükümlüydük ve bu yükü sırtımızdan sıyırıp atamadık hiç. Hep zor yollar, aşılmaz engeller, çıkmaz sokaklardı bizi bekleyen. Adı batasıcaydık hep, belki kara kedi. Kendi kılıfımıza çekilmeye bile hakkımız yoktu. Hep birileri mutluluğu yaşayacaktı gözümüzün önünde; bizim gibiler ise hayranlıkla izleyecekti. Çünkü; bizim haddimiz değildi bir çift göze, birkaç anlamlı söze, bir yürekleri delip geçen bakışa ya da dağları delmeye neden olan aşka sahip olmak. Yüreğin kursağına bir lokma halinde dayandıysa ya kusacaktık onu ya da bir bardak su eşliğinde midemize oturtacaktık. Bizim gibilere göre değildi aşk... Çünkü; bizim gibiler mahkumdu yalnızlığa...
26 Şubat 2011 Cumartesi
.....
Sana dair bir cümlem bile olamadı...
Cümlelerimin basitliğinden olsa gerek.Yada aslında basit olmayan ama sana hiçbir zaman yakıştıramadığım bana basit gelen cümleler olmasından kaynaklanıyordu...
Çünkü; nazarımdaki sen o kadar başkaydın ki, basit cümleler değil şaşalı kelimeler bile adınla yanyana yazılmamalıydı...
Sen, bedenime karşı inatla büyümeyen içimdeki çocuğun kendi dünyasında yaşattığı mükemmeldin...
Ve sen büyüyen ben yerine o küçük kızı sevmeliydin, saf olanı fikrine leke değmemiş masumca seni sevmiş olan o küçücük kızı sevmeliydin...
Hızla büyüyen bedenime ve ilerleyen yaşıma rağmen sevdiğin ben değil o küçük kız olmalıydı. Nafile! Ne sana yetişmek için her geçen gün büyümeye çalışan beni nede içimdeki küçük kızı sevebildin...
Belki hala çocukca davranıyorum (gerçi nazarında senin yaşına yetişememiş küçük bir kız olacağım hep).Belki hep sen haklıydın. Belki olgun, kendini geliştirmiş, aklı başında hatunlardı dilediğin...
Her ne olursa olsun istediğin ben bütün çocukluğumla hiçbir çıkar gözetmeden hiçbir beklentim olmadan seni sevdim...
Tarafından sevilmesemde Mevlanın gönlüme koyduğu sevgini (ne denli ağır gelsede) Mevla alana kadar gönlümün tahtında taşıyacağım...
Cümlelerimin basitliğinden olsa gerek.Yada aslında basit olmayan ama sana hiçbir zaman yakıştıramadığım bana basit gelen cümleler olmasından kaynaklanıyordu...
Çünkü; nazarımdaki sen o kadar başkaydın ki, basit cümleler değil şaşalı kelimeler bile adınla yanyana yazılmamalıydı...
Sen, bedenime karşı inatla büyümeyen içimdeki çocuğun kendi dünyasında yaşattığı mükemmeldin...
Ve sen büyüyen ben yerine o küçük kızı sevmeliydin, saf olanı fikrine leke değmemiş masumca seni sevmiş olan o küçücük kızı sevmeliydin...
Hızla büyüyen bedenime ve ilerleyen yaşıma rağmen sevdiğin ben değil o küçük kız olmalıydı. Nafile! Ne sana yetişmek için her geçen gün büyümeye çalışan beni nede içimdeki küçük kızı sevebildin...
Belki hala çocukca davranıyorum (gerçi nazarında senin yaşına yetişememiş küçük bir kız olacağım hep).Belki hep sen haklıydın. Belki olgun, kendini geliştirmiş, aklı başında hatunlardı dilediğin...
Her ne olursa olsun istediğin ben bütün çocukluğumla hiçbir çıkar gözetmeden hiçbir beklentim olmadan seni sevdim...
Tarafından sevilmesemde Mevlanın gönlüme koyduğu sevgini (ne denli ağır gelsede) Mevla alana kadar gönlümün tahtında taşıyacağım...
23 Haziran 2010 Çarşamba
Gidişinden günler sonra ben hala dönersin diye bekliyorum...
Gittin ya...
Geçer be... Gidişinede alışılır...
Bak nasıl alıştım başkasını sevmene gidişinede alışırım üzülme...
Gittin ya...
Ne çok şeye alıştım sayende seni gönülde saklamak mesela... Seni sana bile demedim susmaya alıştım...
Gittin ya...
Hiç anlamadan!!!
Kalsaydın belki anlatmaya alışırdım yine sende susmaya alıştığım gibi...Ama gittin ya ben sende alıştığım suskunluğuma boğulurum şimdi...
Gittin ya...
Kimse anlamasın diye gidişinle yıkıldığımı hiç hissedemediğim varlığının yokluğuna normalmiş gibi davranmaya alıştım...
İstemediğim ne çok şeye alıştırdın beni ...
Gittin ya...
Artık ne olursa olsun hiç önemli değil olanlar...
Gittin ya ...
Yağmurlar yağdı senin için benim için ağladı gökyüzü ben ağlamadım öyle alıştıki yüreğim sende yenilmeye gidişinle yıkıldığımı anlamadı bile...
Gittin ya....
sana benden hiç bahsedemeden...Sana bendeki senden hiç bahsedemeden öyle habersizce....
GİTMSEYDİN KEŞKE,,,
Geçer be... Gidişinede alışılır...
Bak nasıl alıştım başkasını sevmene gidişinede alışırım üzülme...
Gittin ya...
Ne çok şeye alıştım sayende seni gönülde saklamak mesela... Seni sana bile demedim susmaya alıştım...
Gittin ya...
Hiç anlamadan!!!
Kalsaydın belki anlatmaya alışırdım yine sende susmaya alıştığım gibi...Ama gittin ya ben sende alıştığım suskunluğuma boğulurum şimdi...
Gittin ya...
Kimse anlamasın diye gidişinle yıkıldığımı hiç hissedemediğim varlığının yokluğuna normalmiş gibi davranmaya alıştım...
İstemediğim ne çok şeye alıştırdın beni ...
Gittin ya...
Artık ne olursa olsun hiç önemli değil olanlar...
Gittin ya ...
Yağmurlar yağdı senin için benim için ağladı gökyüzü ben ağlamadım öyle alıştıki yüreğim sende yenilmeye gidişinle yıkıldığımı anlamadı bile...
Gittin ya....
sana benden hiç bahsedemeden...Sana bendeki senden hiç bahsedemeden öyle habersizce....
GİTMSEYDİN KEŞKE,,,
Kaydol:
Kayıtlar
(
Atom
)
